5:15 PM
Olm gülme böyle yaaaa!
Olm gülme böyle yaaaa!
Devam ediyorum durduramıyorum kendimi.. Whatever.. -Everbody lies- lafını hayatımın sloganı yapan insan. Hastalık teşhisiyle kalmıyor insan üzerine yaptığı bu teşhisler; lazer güdümlü füzeler kıvamında aforizmalarla nokta atışı niteliğinde. Britanyanın yüz akı. Elindeki kalp olayım yea.
Benim 1 numaralı İngilizim! Ne zaman izlesem ya da bi yerlerde o eşek gülüşünü görsem “hay tipini yediğim” diye triplere girdiğim insan. Küçükken sert bi hastalık sırasında vicodin tedavisi gördüğümü annemden öğrendiğimde “ohaa onunla aynı ilacı kullanmaağğk” diye duygusala bağladığımı hatırlarım. Doktorum olaydın iyiydi lan. Bir yerlerde karşısına çıkıp ‘hey sör lütfen benimle evlen yaağ!’ diyesim var o derece! Bu nasıl bi sevgi Tanrım sen aklımı koru! Bu adam ibretlik gönderilmiş dünyaya, kadın erkek farketmez herkes -bu insansa ben neyim- kafasında yaşayabilir yani. ergen aşık moduna sokuyor insanı o derece aptallaştırıyor. Herkesten herşeyden kıskanılası insan! Neyse dünya üzerinde bu adamı bilmeyen %1den az olduğuna inandığım nadir insan topluluğuna nacizane bi tavsiyem olacak : diziyi izlemesen de al eline Gun Seller’ı oku arkadaş fonda da Let Them Talk albümünden nadide parçalar eşliğinde! Ne güzel bi resim çıkar ortaya! -Dizi içinse isminin anagramı geldi aklıma : Huge ego, sorry!
Sherlock izlerken resmen hipnotize olan sadece ben miyim bilmem. Nasıl bi aksandır nasıl tavırlardır onlar! “i’ve been cumberbatched” demek istiyorum! - Kendimi bi anda İngiliz hayranlıkları yüzünden başımıza iş açan Osmanlı paşaları gibi hissettim- Neyse efendim, o değil de çok iyi değil mi ama?